Türkçe
Definition from Wiktionary, the free dictionary
Contents |
[edit] Turkish
[edit] Etymology
[edit] Pronunciation
[edit] Proper noun
Türkçe
- Turkish language
- Türkçe bilmiyorum.
- I don't know (used instead of “speak”) Turkish.
- Türkçem iyi değil.
- My Turkish isn't good. (i.e., I don't speak Turkish well)
- Türkçeniz çok iyi.
- Your Turkish is very good.
- Türkçem akıcıdır.
- My Turkish is fluent. (i.e., I speak Turkish fluently)
- Türkçe bilmiyorum.
- Turkish language class
- Türkçelere geç kaldık!
- We are late for the Turkish classes!
- Türkçelere geç kaldık!
[edit] Declension
declension of Türkçe
| singular (tekil) | plural (çoğul) | |
|---|---|---|
| nominative (yalın) | Türkçe | Türkçeler |
| definite accusative (belirtme) | Türkçeyi | Türkçeleri |
| dative (yönelme) | Türkçeye | Türkçelere |
| locative (bulunma) | Türkçede | Türkçelerde |
| ablative (çıkma) | Türkçeden | Türkçelerden |
| genitive (tamlayan) | Türkçenin | Türkçelerin |
possessive forms of Türkçe