çıkmak

Definition from Wiktionary, the free dictionary
Jump to: navigation, search

Turkish[edit]

Pronunciation[edit]

  • IPA(key): /ˈt͡ʃɯk.mɑk/
  • Hyphenation: çık‧mak

Etymology[edit]

From Old Turkic çık-, from Proto-Turkic.

Verb[edit]

çıkmak

  1. to leave, to exit, to quit, to get out
    Odadan hızla çıktım - I left the room quickly
  2. to get out (some other meanings)
    Hayatı asla ciddiye alma, zaten canlı çıkan yok. - Never take life seriously. Nobody gets out alive anyways
    Evde çok kaldın, daha sık dışarı çık. - You stayed home too much, go out more often
    Motor yağı lekesi zor çıkar. - Motor oil stain gets out hard
  3. (for an event) to happen, to occur
    Savaş bu küçük şehir yüzünden çıktı - The war has occurred because of this small city
  4. to climb
    Çocuk düşünmeden ağaca çıktı - the child climbed the tree without thinking
  5. to date (with)
    İki yıl boyunca Ercan'la çıktım - I've been dating with Ercan for two years
  6. (arithmetic) to subtract
    Ondan altı çıkarsa dört kalır - If you subtract six from ten, it makes four

Conjugation[edit]

Stem: çık

Synonyms[edit]

See also[edit]