hoşlanmak

Definition from Wiktionary, the free dictionary
Jump to navigation Jump to search

Turkish[edit]

Verb[edit]

hoşlanmak

  1. to enjoy
    Tenis oynamaktan hoşlanırımI enjoy playing tennis
    Oğlunun kız arkadaşından hoşlandın mı?Did you like your son's girlfriend?

Usage notes[edit]

  • Note: Always used with the ablative case.

Conjugation[edit]

Conjugation of hoşlanmak Simple Present Present Continuous Simple Past Past Continuous Future
1st singular (ben) hoşlanırım hoşlanıyorum hoşlandım hoşlanıyordum hoşlanacağım
2nd singular (sen) hoşlanırsın hoşlanıyorsun hoşlandın hoşlanıyordun hoşlanacaksın
3rd singular (o) hoşlanır hoşlanıyor hoşlandı hoşlanıyordu hoşlanacak
1st plural (biz) hoşlanırız hoşlanıyoruz hoşlandık hoşlanıyorduk hoşlanacağız
2nd plural (siz) hoşlanırsınız hoşlanıyorsunuz hoşlandınız hoşlanıyordunuz hoşlanacaksınız
3rd plural (onlar) hoşlanırlar hoşlanıyorlar hoşlandılar hoşlanıyorlardı hoşlanacaklar

See also[edit]