girmek
Appearance
Turkish
[edit]Etymology
[edit]From Ottoman Turkish گیرمك (girmek), Proto-Turkic *kīr- (“to enter”).
Pronunciation
[edit]Verb
[edit]girmek (third-person singular simple present girer) (+ dative)
- to enter, to go in
- Antonym: çıkmak
- Odaya hızla girdim. ― I entered the room quickly.
- Mermi küçük deliğe kolayca girdi. ― The bullet went in the tiny hole easily.
- Havuza girecek misin? ― Are you coming in the pool?
- to go in for, to take
- sınava girmek ― to take an exam
- (intransitive) (a season, time &c.) to arrive
- Akşam namazı vakti girdi. ― It is the time for the evening prayer.
Conjugation
[edit]Derived terms
[edit]- ad çekmeye girmek
- ağzının içine girmek
- akla girmek
- alıcı kılığına girmek
- ameliyata girmek
- aralarına kara kedi girmek
- araya girmek
- araya soğukluk girmek
- bahse girmek
- başı belaya girmek
- başı derde girmek
- beynine girmek
- bin kalıba girmek
- bir yaşına daha girmek
- birbirine girmek
- birbirinin ağzına girmek
- borca girmek
- borç altına girmek
- boyunduruk altına girmek
- bukalemun gibi renkten renge girmek
- burnuna girmek
- buyruğu altına girmek
- çarşafa girmek
- çene yarışına girmek
- çıkmaza girmek
- çileye girmek
- damardan girmek
- damarına girmek
- damat girmek
- denize girmek
- dereceye girmek
- devreye girmek
- disipline girmek
- diyalize girmek
- dolaba girmek
- dünyaevine girmek
- düşe girmek
- ele girmek
- emrine girmek
- gerdeğe girmek
- geyik etine girmek
- girdi
- girinti
- giriş
- gönlüne girmek
- gösterime girmek
- göze girmek
- gözüne girmek
- günaha girmek
- günahına girmek
- güveyi girmek
- havaya girmek
- hayatına girmek
- hizmete girmek
- iç güveyi girmek
- iç içe girmek
- içeri girmek
- iddiaya girmek
- iğne deliğine girmek
- ihrama girmek
- ilişkiye girmek
- imeceye girmek
- işe girmek
- kafasına girmek
- kafese girmek
- kalbine girmek
- kalıptan kalıba girmek
- kampa girmek
- kanına girmek
- kayıt altına girmek
- kedi ile harara girmek
- kılığına girmek
- kılıktan kılığa girmek
- kıran girmek
- koltuğa girmek
- koltuğuna girmek
- koluna girmek
- komaya girmek
- koynuna girmek
- kramp girmek
- kulunç girmek
- kuyruğa girmek
- mahremiyetine girmek
- masrafa girmek
- menopoza girmek
- mevzuya girmek
- münasebete girmek
- müsabakaya girmek
- nabzına girmek
- polemiğe girmek
- rayına girmek
- renkten renge girmek
- riske girmek
- rüyasına girmek
- rüyaya girmek
- sakalının altına girmek
- sevaba girmek
- sınava girmek
- silah silaha girmek
- suretine girmek
- taban girmek
- tafsilata girmek
- tartışmaya girmek
- tatile girmek
- tepkimeye girmek
- türbülansa girmek
- utancından yerin dibine girmek
- uyruğuna girmek
- yatağına girmek
- yer yarılıp içine girmek
- yoluna girmek
- yük altına girmek
- yürürlüğe girmek
- zifafa girmek
- zihne girmek
- zihnine girmek
Further reading
[edit]- “girmek”, in Turkish dictionaries, Türk Dil Kurumu
Categories:
- Turkish terms inherited from Ottoman Turkish
- Turkish terms derived from Ottoman Turkish
- Turkish terms inherited from Proto-Turkic
- Turkish terms derived from Proto-Turkic
- Turkish terms with IPA pronunciation
- Turkish terms with audio pronunciation
- Turkish lemmas
- Turkish verbs
- Turkish terms with usage examples
- Turkish intransitive verbs